amount

İngilizceDüzenle

Düzenle

amount (çoğulu amounts)

[1] miktar, tutar, meblağ

ÖrneklerDüzenle

[1] “ He could only pay half the amount he owed”

EylemDüzenle

amount

[1] ile eşanlamlı olmak
[2] toplamı (belirli bir miktar) olmak

ÖrneklerDüzenle

[1] “It amounts to the same thing.”
[2] “It amounts to fifty dollars.”