beyhude

TürkçeDüzenle

KökenDüzenle

Farsça

Düzenle

beyhude (belirtme hâli beyhudeyi, çoğulu beyhudeler)

  1. boşuna,
    "Beyhude ömrümün solgun yılları, anılarla dolmaktan bıkmadın mı hiç?"
  2. yararsız, anlamsız
    "Beyhude münakaşalar olacağını anladı." (Peyami Safa)

ÇekimlemeDüzenle

ÇevirilerDüzenle

BelirteçDüzenle

beyhude

  1. boşuna, boş yere, nafile
    "Şurası var ki, onun kiracıya uğraması hiç de beyhude olmaz, paranın bir kısmını olsun behemehâl alırdı." (Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur)