düşman

Disambig.svg Ayrıca bakınız: duşman

TürkçeDüzenle

SöylenişDüzenle

  • IPA(anahtar): dyʃˈman, dyʃmanˈlar
  • Heceleme: düş‧man

KökenDüzenle

Osmanlı Türkçesi دشمن(düşmen) sözcüğünden alıntıdır. Osmanlı Türkçesi sözcük Farsça دشمن(doşmen) sözcüğünden alıntıdır.

Düzenle

düşman (belirtme hâli düşmanı, çoğulu düşmanlar)

  1. (toplum bilimi) birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kişi, yağı, hasım, antagonist, dost karşıtı, adöv, adüv
    Ben ki dans salonlarına, barlara düşman bir adamımdır. - S. F. Abasıyanık
  2. birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları
    Biz toprağımızdan düşmanı atmaya mecburuz. - R. E. Ünaydın
  3. aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar
    Dostumuza güvenmeyelim de düşmanımıza mı güvenelim? - B. R. Eyuboğlu
  4. bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse
    Ekmek düşmanı.
  5. (mecaz) bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse
    İçki düşmanı.

DeyimlerDüzenle

Türetilmiş kavramlarDüzenle

ÇevirilerDüzenle

Ön adDüzenle

düşman (karşılaştırma daha düşman, üstünlük en düşman)

  1. bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç]], tutum vb.

ÇevirilerDüzenle

KaynakçaDüzenle

AtasözleriDüzenle