TürkçeDüzenle

SöylenişDüzenle

IPA(anahtar): daiˈɾe, daiɾeˈleɾ
(dosya)
Heceleme: da‧i‧re

KökenDüzenle

Osmanlı Türkçesi دائره(dâire), Arapça دَائِرَة(dāʾira)

Düzenle

daire (belirtme hâli daireyi, çoğulu daireler) -si

daire hakkında Türkçe Vikipedi'de ansiklopedik bilgi bulabilirsiniz.
  1. (mimarlık) bir yapının konut olarak kullanılan bölümlerinden her biri, kat
    Bu koskoca binanın, pasajın arka tarafında bir kısım daireleri ayrıca kiraya verilmiş. - Halit Fahri Ozansoy
  2. belirli devlet işlerini yerine getirmekle görevli kuruluşlardan her biri
    Eskiden hem bir dairede beraber bulunmuşlar, hem de silah arkadaşlığı etmişlerdi. - Refik Halit Karay
  3. (mimarlık, iskân) bu kuruluşların içinde çalıştıkları yapı
  4. bir yapı veya gemide belli bir işe ayrılmış bölüm
    Yemeği selamlık dairesinin üst katındaki yemek salonunda yediler. - Memduh Şevket Esendal
  5. (mecaz) soyut kavramlarda belli sınır, ölçü
    Serkeşliklerden vazgeçerek edep ve itaat dairesine dönünüz! - Necip Fazıl Kısakürek
  6. (geometri) çemberin içinde kalan düzlem parçası
    Dairenin çevresi, çapı ile pi sayısının çarpımına eşittir.
  7. (müzik) saz takımında usul vurmaya yarayan tef

ÇekimlemeDüzenle

Üst kavramlarDüzenle

Alt kavramlarDüzenle

Sözcük birliktelikleriDüzenle

Türetilmiş kavramlarDüzenle

İlgili sözcüklerDüzenle

ÇevirilerDüzenle

KaynakçaDüzenle

LazcaDüzenle

Düzenle

daire

  1. daire