forbid

İngilizceDüzenle

EylemDüzenle

forbid

[1] izin vermemek, yasaklamak
[2] yapmamasını emretmek
[3] imkansız hale getirmek, engellemek
Dinle (ABD aksanı).

ÖrneklerDüzenle

[1] "mixed marriages were forbidden."
[2] "I was forbidden from leaving Russia."
[3] "the cliffs forbid any easy turning movement."

KaynakçaDüzenle