İngilizceDüzenle

Düzenle

tube (çoğulu tubes)

[1] uzun, içi boş silindir; tüp
[2] (Avustralya ağzı) (teklifsiz konuşma) kutu bira
[3] (tubes) (teklifsiz konuşma) dişilerde yumurtaların taşındığı kanal, Fallopian tubes
[4] (the Tube) (BK ağzı) Londra'daki yeraltı taşıma sistemi, metro
[5] (teklifsiz konuşma) sigara
[6] (spor) dalganın altında oluşan silindirik alan (sörf)
[7] (ABD ağzı) televizyon

ÖrneklerDüzenle

[7] "Are you just going to sit around all day and watch the tube?"

KökenDüzenle

Latince 'tubus