uyuşmak

TürkçeDüzenle

EylemDüzenle

uyuşmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi uyuşur) -ur

  1. soğuk, basınç vb. yüzünden vücudun bir yerinde, duygu ve hareket geçici olarak azalmak
    Öğle yemeğinden sonra sinirlerim uyuştu, ufak bir uyku kestireyim diye kompartımanımda uzandım. - A. Haşim
  2. her konuda birbirine uymak, imtizaç etmek
    Sanat edebiyat açısından, derginin politikasıyla tam uyuşmasa da burada tek satırıma ilişmediler. - A. Ağaoğlu
  3. bir , düşünce, görüş vb. üzerinde anlaşmaya varmak, uzlaşmak, mutabık kalmak
    Edirne dayanıp dururken biz İstanbul'da düşmanla pazarlık edeceğiz, uyuşacağız öyle mi? - Y. K. Karaosmanoğlu

ÇevirilerDüzenle

KaynakçaDüzenle