İngilizceDüzenle

Dinle (ABD aksanı).

Ön adDüzenle

alive (karşılaştırma more alive, üstünlük most alive)

[1] canlı, yaşayan
[2] faal
[3] haberdar, farkında

Eş anlamlılarDüzenle

[1] living

ÖrneklerDüzenle

[1] "He's the only man alive who could do it"
[2] "Although he is old, he's still very much alive."
[3] "He was alive to the dangers of the work"