cennet

Disambig.svg Ayrıca bakınız: Cennet, cənnət

TürkçeDüzenle

KökenDüzenle

Osmanlı Türkçesi جنت‎, o da Arapça جَنَّة(cenne) kelimesinden gelir.

SöylenişDüzenle

  • Heceleme: cen‧net

Düzenle

cennet (belirtme hâli cenneti, çoğulu cennetler)

  1. (İbrahimî dinler) Dinî inanışlara göre imanlı, Dünya'da iyi işler yapmış kimselerin öldükten sonra ebedî saadete kavuşacakları yer
    "Cennet, cennet dedikleri, birkaç köşkle birkaç hûrî / İsteyene ver sen anı, bana seni gerek seni" - Yunus Emre
    Cennet, cehennem, âhiret, ebedî hayat hayallerine bir daha dönmesine imkân yoktu. - R. N. Güntekin
  2. (mecaz) Herhangi bir şeyden fazlasıyla bulunan yer
    Kitap cenneti sanki bu dükkân!
  3. (mecaz) Herhangi bir şeyin kolayca yapıldığı yer
    Türkiye turizm cenneti olarak bilinir.

Eş anlamlılarDüzenle

Karşıt anlamlılarDüzenle

Üst kavramlarDüzenle

Alt kavramlarDüzenle

AtasözleriDüzenle

DeyimlerDüzenle

ÇevirilerDüzenle

Ön adDüzenle

cennet (karşılaştırma daha cennet, üstünlük en cennet)

  1. Çok güzel, huzur veren (yer)
    "Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?" - M. A. Ersoy

KaynakçaDüzenle

Ek okumalarDüzenle

GagavuzcaDüzenle

KökenDüzenle

Arapça جَنَّة(cenne)

Düzenle

cennet

  1. (İbrahimî dinler) cennet

KaynakçaDüzenle

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

TürkmenceDüzenle

KökenDüzenle

Arapça جَنَّة(cenne)

Düzenle

cennet

  1. (İbrahimî dinler) cennet

KaynakçaDüzenle

  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.