TürkçeDüzenle

Ön adDüzenle

for (karşılaştırma daha for, üstünlük en for)

[1] Güçlü, sağlam

ÖrneklerDüzenle

[1] "Ne kuvvetli, ne for bir eliniz var, dedi." - Nazım Hikmet Ran, Kan Konuşmaz.

KökenDüzenle

[1] Fransızca fort (fr)

İngilizceDüzenle

İlgeçDüzenle

for for

SöylenişDüzenle

  • (vurgulu)
(BK) IPA: /fɔː(ɹ)/
(ABD) IPA: /fɔɹ/, /foʊɹ/
  • (vurgusuz)
(BK) IPA: /fə(ɹ)/
(ABD) IPA: /fɚ/


[1] için
[2] bir şeyin ne kadar süredir gerçekleştiğini belirtirken kullanılır, -dır.
[3] destek belirtir, -den yana
[4] varış yeri belirtirken kullanılır, -e gitmek üzere
[5] fiyat belirtmekte kullanılır, ... liraya vs.
[6] bir şeyin beklenilenden farklı olduğunu belirtmekte kullanılır, -e göre
[7] bir şeyin kaç kere tekrarlandığını belirtmekte kullanılır, ... kez

ÖrneklerDüzenle

[1] the troops who had fought for Napoleon.
[2] I haven't seen her for 3 years.
[3] they voted for independence in a referandum.
[4] they are leaving for London tomorrow.
[5] copies are available for £1.20
[6] she is tall for her age.
[7] the camcorder failed for the third time.

KökenDüzenle

(Ana Hint-Avrupa dili): *peri- → (Proto-Cermence): *furi → (Eski İngilizce): for → (Orta İngilizce): for

BağlaçDüzenle

for

[1] çünkü, için

ÖrneklerDüzenle

[1] "he felt guilty, for he knew that he bore a share of responsibility for her death"