İngilizceDüzenle

AdılDüzenle

own

           # kendininki
  1. The Church would look after its own.

Ön adDüzenle

own (karşılaştırma more own, üstünlük most own)

  1. bir şeyin bahsi geçen kişiye ait olduğunu belirtir, kendi
    They can't handle their own children.

EylemDüzenle

own

  1. bir şeye sahip olmak, elde etmek
    His father owns a restaurant.
  2. sahiplenmek
    She owned to a feeling of profound jealousy.