unravel

İngilizceDüzenle

EylemDüzenle

unravel (üçüncü tekil kişi geniş zaman unravels, şimdiki zaman unraveling, geçmiş zaman ve yakın geçmiş zaman unraveled)

  1. örülü veya düğümlü bir şeyi çözmek veya sökmek
    Stop playing with the seam of the tablecloth! You'll unravel it.
    Masa örtüsünün dikişiyle oynamayı bırak! Örgüyü sökeceksin.
  2. bir şeyi açıklığa kavuşturmak, çözmek, hâlletmek