TürkçeDüzenle

Düzenle

gay (belirtme hâli gayı, çoğulu gaylar)

[1] Eşcinsel erkek

KökenDüzenle

[1] Lütfen bir dil kodu girin. gay (en)

YazılışlarDüzenle

[1] gey

İngilizceDüzenle

Düzenle

gay (çoğulu gay veya gays)

Dinle (ABD aksanı).

SöylenişDüzenle

Lütfen bir dil kodu girin.
[1] (cinsellik) Eşcinsel; genellikle erkek, gey.
Gays coming from all over the country united for their rights.
Ülkenin dört bir yanından gelen geyler hakları için birleştiler.

Eş anlamlılarDüzenle

Türetilmiş kavramlarDüzenle

İlgili sözcüklerDüzenle

Ön adDüzenle

gay (karşılaştırma more gay, üstünlük most gay)

(karşılaştırma derecesi gayer, üstünlük derecesi gayest)
[1] (artık kullanılmayan sözcükler) Mutlu, canlı, neşeli.
[2] (artık kullanılmayan sözcükler) Renkli, cıvıl cıvıl.
[3] (cinsellik) Eşcinsel, genellikle de gey.
Although the number of gay weddings has increased significantly, many gay and lesbian couples are not interested in getting married.
Eşcinsel evliliklerin sayısı önemli derecede artmış olsa da, çoğu gey ve lezbiyen çift evlenmekle ilgilenmiyor.
[4] (cinsellik) Geylerle ilgili.
Gay marriage is still illegal in some nations.
Gey evliliği bazı ülkelerde hâlâ yasak.
[5] (cinsellik) Geylere özgü, geyler için.
We're going to a gay bar tonight.
Bu gece gey bara gideceğiz.
[6] (argo, aşağılayıcı) Kötü olan birşeyi izah etmek için kullanılır.
This game is gay; let’s play a different one.
Bu oyunu sevmedim, başkasını oynayalım.
[7] (argo, aşağılayıcı) efemine
[8] Yukarıya kıvrılmış ("köpek kuyruğu" için kullanılır.)

Eş anlamlılarDüzenle

[1] happy
[2] homosexual; lesbian (kadın)
[3] lame; uncool; stupid

Karşıt anlamlılarDüzenle

[2] straight

Türetilmiş kavramlarDüzenle

Osmanlı TürkçesiDüzenle

Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Düzenle

[1] Aklın istikametini, yolun doğrusunu kaybetmek.
[2] Rüşdün zıddı

KökenDüzenle

[1] Lütfen bir dil kodu girin.