TürkçeDüzenle

KökenDüzenle

Farsça

YazılışlarDüzenle

زور

Düzenle

zor (belirtme hâli zoru, çoğulu zorlar) -ru

  1. sıkıntı, güçlük, rahatsızlık
    Dün gece bütün sinirlerimi bir kâbus işkencesinin zoru altına koyan buhranlı saatler yaşadım. - E. İ. Benice
  2. yüküm, mecburiyet
    Artık kızının evinde kalışının zordan olduğunu biliyordu. - N. Cumalı
  3. baskı
    Hocaların zoru ile çıkarılmış olan bu kanun yürümedi. - M. Ş. Esendal

ÇevirilerDüzenle


BelirteçDüzenle

zor

  1. güçlükle
    El ele vermiş polisler kaldırımlardan taşan halk kitlesini zor zapt ediyorlardı. - H. Taner

ÇevirilerDüzenle

Ön adDüzenle

zor (karşılaştırma daha zor, üstünlük en zor)

  1. sıkıntı veya güçlükle yapılan, kolay karşıtı
    Sabır güzel, faydalı fakat zor şeydir. - B. Felek

ÇevirilerDüzenle

ÜnlemDüzenle

zor

  1. yapamazsın anlamında kullanılan bir söz

ÇevirilerDüzenle

KaynakçaDüzenle

  • Türk Dil Kurumu: "zor"

AtasözleriDüzenle

GagavuzcaDüzenle

KökenDüzenle

Farsça

Düzenle

zor

  1. zor

Kırım TatarcaDüzenle

Düzenle

zor

  1. sıkıntılı, güçlük

Eş anlamlılarDüzenle

qıyın

KaynakçaDüzenle

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki