baskın

TürkçeDüzenle

Düzenle

baskın (belirtme hâli baskını, çoğulu baskınlar) -nı

  1. suç işlediği veya suçluların bulunduğu sanılan bir yere ansızın girme
  2. kısa süreli, beklenmedik saldırı
    Bu dört kişi güç bela baskından kurtulup bana sığınmış. - R. H. Karay
  3. su basması, sel
  4. ansızın çıkagelme

ÇevirilerDüzenle

Ön adDüzenle

baskın (karşılaştırma daha baskın, üstünlük en baskın) baskın

  1. sertlik, zorluk bakımından üstün
    Belli bir şey ki bu genç ikisinden de baskın, çekemiyorlar. - H. Taner
  2. benzerleri arasında güç ve önem bakımından başta gelen, hâkim, dominant

ÇevirilerDüzenle

KaynakçaDüzenle

AtasözleriDüzenle