Disambig.svg Ayrıca bakınız: Hani

TürkçeDüzenle

Düzenle

hani (belirtme hâli hanini, çoğulu haniler) hani -si

[1] (hayvan bilimi, balıklar) Hanigillerden, Akdeniz'de yaşayan, alaca kırmızı renkli, beyaz etli, orta büyüklükte bir balık

Bilimsel adıDüzenle

[1] Serranus cabrilla

Sözcük birliktelikleriDüzenle

sarıhani, yazılı hani, kaya hanisi

Ayrıca bakınızDüzenle

AtasözleriDüzenle

Anan güzel idi, hani yeri, baban zengin idi, hani evi
Ev sahibi mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi

Türk lehçeleriDüzenle

BelirteçDüzenle

hani

[1] "Nerede, ne oldu, nerede kaldı" anlamlarında kullanılan bir soru sözü.
[2] Karşıdakinin daha önceden bildiği bir şey kendisine hatırlatılmak istenildiğinde kullanılan bir söz.
[3] Verilen sözü hatırlatan sözün başına getirildiğinde sitem anlatan bir söz.
[4] Bazen "bari" anlamında kullanılan bir söz.
[5] "Doğrusunu söylemek gerekirse, kaldı ki, üstelik" anlamlarında kullanılan bir söz.

SöylenişDüzenle

[ha'ni]

ÖrneklerDüzenle

[1] "Çoban kaval çaldı sordu bülbüle / Sürülerim hani, ovam nerede?"- Z. Gökalp.
[2] "Nevin geçen sene kolunda bir ağrı duymuştu hani."- S. F. Abasıyanık.
[3] "Hani uykun vardı?"- O. Kemal.
[4] "Hani, benim kim olduğumu bilmese."
[5] "Benim sormam hani yarenlik olsun, anlarsınız ya!"- M. Ş. Esendal.

DeyimlerDüzenle

hanidir, hani ya, hani yok mu

EstoncaDüzenle

Düzenle

hani

[1] (ördekgiller, kuşlar) kaz

GagavuzcaDüzenle

BelirteçDüzenle

hani

[1] hani, nerede

KökenDüzenle

[1] Eski Türkçe kanghy

KaynakçaDüzenle

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki