TürkçeDüzenle

KökenDüzenle

Arapça

Düzenle

mevki (belirtme hâli mevkiyi, çoğulu mevkiler) -si

  1. yer, mahal
    Gelibolu civarında Akbaş mevkisinde bir cephane deposu vardı. - Atatürk
  2. (toplum bilimi) makam
    Senelerce devletin yüksek mevkilerinde bulundu. - Y. K. Karaosmanoğlu
  3. bazı ulaşım araçlarında yolculara veya tiyatro, sinema vb. yerlerde seyircilere sağlanan konfora ve bilet [[ücret|ücretlerine] göre düzenlenmiş yer
    İkinci mevki sıralar oldukça dolmuş, localardan ise ancak bir ikisi tutulmuş. - M. Ş. Esendal
  4. durum
    Büyükannemin ölümü onu müşkül mevkide bırakıyordu - R. Nuri Gültekin
    Hey Allah'ım! Ben ne müşkülatlı bir mevkide kalmışım şimdi. - O. C. Kaygılı

ÇevirilerDüzenle

KaynakçaDüzenle