Türkçe

değiştir

rast gelmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi rast gelir)

  1. düşünmediği, ummadığı hâlde karşılaşmak, rastlamak, tesadüf etmek
    Fukara bir denizciye rast gelirsen süngerlerimden birkaç tanesini ona ver, gönlünden koparsa. - Halikarnas Balıkçısı
  2. düşünmediği veya düşülmediği hâlde payına düşmek
    Kumaşın iyisi bana rast geldi.
  3. atılan şey hedefi bulmak
    Kitabı attım, arkadaşımın sol ayağına rast geldi.
  4. tesadüf etmek, denk gelmek
    Yumrukları ile başına, ne tarafına rast gelirse vurmaya, tekrar vurmaya başladı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Çeviriler

değiştir

Kaynakça

değiştir