TürkçeDüzenle

Düzenle

tav (belirtme hâli tavı, çoğulu tavlar) tav -vı

[1] işlenecek bir nesnede bulunması gereken ısının, nemin yeterli olması durumu
[2] hayvanlarda besili olma durumu
[3] en uygun durum ve zaman
[4] hazır olma

KökenDüzenle

Farsça

KaynakçaDüzenle

  • Türk Dil Kurumu: "tav"

Türk lehçeleriDüzenle

ÇevirilerDüzenle

AtasözleriDüzenle

Av avlanmış, tav tavlanmış

ÇağataycaDüzenle

Düzenle

[1] hengyam, tağ, çağ

Karaçay BalkarcaDüzenle

Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Düzenle

[1] (doğa bilimi, yüzey bilimi) dağ, cebel

KumancaDüzenle

Düzenle

tav

[1] (doğa bilimi, yüzey bilimi) dağ, cebel

Kırım TatarcaDüzenle

Düzenle

tav

[1] aşık oyununda aşık kemiğinin yan gelmesi hali

Karşıt anlamlılarDüzenle

[1] talşı

Üst kavramlarDüzenle

[1] aşık kemiği

YazılışlarDüzenle

taw

KaynakçaDüzenle

  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.