Disambig.svg Ayrıca bakınız: Belli

TürkçeDüzenle

KökenDüzenle

Eski Türkçe bel(bel) <-> bellemek

SöylenişDüzenle

Ön adDüzenle

belli (karşılaştırma daha belli, üstünlük en belli)

  1. anlaşılan, gizli olmayan, ortada olan
    Bu âzâde insanlarda her türlü adîliklerden uzak bir efendilik olduğu ne kadar da bellidir. - A. H. Çelebi
  2. beli olan
    "Hani sen benim gibi ince belli sarışınları severdin?" - N. Araz
  3. belirli, muayyen
    Bu oyun çok kısa, belli bir temsil süresi doldurmuyor. - A. Ağaoğlu
  4. bilinmedik bir yanı olmayan
    Hâlimiz, vaktimiz sizce belli. - H. R. Gürpınar

Eş anlamlılarDüzenle

Zıt anlamlılarDüzenle

AtasözleriDüzenle

DeyimlerDüzenle

ÇevirilerDüzenle

KaynakçaDüzenle

  • Türk Dil Kurumu: "belli"

LazcaDüzenle

Düzenle

belli

  1. belli

TürkmenceDüzenle

Ön adDüzenle

belli

  1. belli
  2. bilinen, tanınan, tanınmış