nefret

TürkçeDüzenle

Düzenle

nefret (belirtme hâli nefreti, çoğulu nefretler)

[1] bir kimsenin kötülüğünü, mutsuzluğunu istemeye yönelik duygu
[2] tiksinme, tiksinti

HecelemeDüzenle

Lütfen bir dil kodu girin.

ÖrneklerDüzenle

[2] Şimdi bu satırlarımı hiddetle, nefretle, iç bulantısı ile yazıyorum. - A. Gündüz
[2] Akşamları taraçada toplanan ev halkını gizli gizli tetkik ederken dedikoducu kadınları büsbütün menfur buluyordum. - K. Bilbaşar

Türetilmiş kavramlarDüzenle

[1, 2] menfur, nefretçe, nefretken, nefretle, nefretli, nefretse, nefretsiz

KaynakçaDüzenle

Arapça نَفْرَةٌ(nefre(tun))

KaynakçaDüzenle

ÇevirilerDüzenle