Türkçe

değiştir
Fransızca programme.

Söyleniş

değiştir
  • IPA(anahtar): /pɾoɡ.ˈɾam/
  • Heceleme: prog‧ram

program (belirtme hâli programı, çoğulu programlar)

  1. belirli şartlara ve düzene göre yapılması öngörülen işlemlerin bütünü
    Ne yapacaksa yapmadan kurar hatta programını yanındakilere de söylerdi. — Ö. Seyfettin
  2. gezi, gösteri, tören v.s.'nin öngörülen ayrıntılarını gösteren basılı kâğıt
    eş anlamlısı: izlence
  3. (bilişim) bilgisayara bir işlemi yaptırmak için yazılan komutlar dizisi
  4. (eğitim bilimi) yapılacak bir işin bölümlerini, bölümlerin sırasını ve zamanını gösteren tasarı
    eş anlamlısı: yetişek
  5. (medya) radyo ve televizyonda sunulan, haber, müzik, eğlence gibi kendi başına bir bütün oluşturan yayınlardan her biri
  6. (öğretim) okullarda, haftanın belli günlerinde, belli saatlerde verilecek dersleri gösteren çizelge
  7. (politika) siyasi partinin, toplumsal örgütün veya hükûmetin açıkladığı ana prensiplerin tamamı

Çekimleme

değiştir

Türetilmiş kavramlar

değiştir

Çeviriler

değiştir

Kaynakça

değiştir

Ek okumalar

değiştir

İngilizce

değiştir

Farklı yazılışlar

değiştir
Fransızca programme, Geç Latince programma (beyanname]], bildiri, ferman), Grekçe πρόγραμμα (prógramma, ferman, yazılı not), o da προγράφω (prográphō, „Bir kamu haberi olarak belirttim“), o da πρό (pró, evvel) (pró (pró, evvel)) + -γράφω (gráphō, yazarım (fiil)) (-gráphō (gráphō, yazarım (fiil)))[[Kategori:Eski Yunanca -γράφω (gráphō, yazarım (fiil)) son ekiyle oluşmuş sözcükler]].

program (çoğulu programs)

  1. program; plânlanmış bir sıra faaliyet.
    Our program for today’s exercise class includes swimming and jogging. — Bugünkü alıştırma dersimizin programı yüzme ve joggingdir.
  2. program; bir temsil ya da oyun hakkında bilgi veren broşür.
    The program consisted of ads for restaurants and the credits of everyone connected with the play. — Bu program, restoranlar için reklâm ve oyunla alâkalı herkesin isimlerinin zikredilmesinden ibaretti.
  3. program; radyo ya da televizyonda yayınlanan bir şov veya başka bir yayın.
    eş anlamlısı: playbill
    Tonight’s program was hosted by Johnny Carson. — Bu gecenin programına Johnny Carson ev sahipliği yaptı.
  4. (bilişim) bilgisayar programı
    eş anlamlısı: application
    The program runs on both Linux and Microsoft Windows. — Bu program hem Linux, hem de Microsoft Windows ile çalışır.
  5. (mecaz) Bir iş için kullanılan metot veya zihniyet. (bilhassa "get with the program" deyimiyle)
    Ellis: Come on, John, why don’t you get with the program and tell him where the detonators are?[1]Ellis: Haydi, John, niye programa uyup patlayıcıların nerede olduğunu ona söylemiyorsun?

Söyleniş

değiştir

Kelime birliktelikleri

değiştir

Türetilmiş kavramlar

değiştir

program

  1. (geçişli) programlamak
    He programmed the DVR to record his favorite show. — Video kaydedicisini en sevdiği şovu kaydetmek üzere programladı.
  2. (geçişli) programlamak, yazılımlamak
    I programmed a small game as a demonstration. — Küçük bir oyunu ispatlama için programladım.
  3. (geçişli) bir olayın nasıl olacağını programlamak.
    Mary will program Tuesday’s festivities. — Mary, Salı'daki kutlamaları plânlayacak.
  4. (geçişli) otomatik olarak belli şekilde hareket etmek.
    The lab rat was programmed to press the lever when the bell rang. — Laboratuvar sıçanı, zil çalınca manivelaya basmak üzere programlanmıştı.

Söyleniş

değiştir

Kaynakça

değiştir
  1. 1988, Die Hard

Ek okumalar

değiştir

İsveççe

değiştir
Eski Yunanca πρόγραμμα (prógramma) sözcüğünden.

Söyleniş

değiştir
  • Heceleme: prog‧ram

program n (belirtme hâli programet, çoğulu program)

  1. program

Çekimleme

değiştir

Ek okumalar

değiştir

Norveççe

değiştir

Söyleniş

değiştir
  • Heceleme: prog‧ram

program n

  1. program

Ek okumalar

değiştir