uydurmak

TürkçeDüzenle

EylemDüzenle

uydurmak uydurmak -ur uydurmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi uydurur)

[1] uymasını sağlamak
Gözlerini kilidi sökülmüş ve büyümüş anahtar deliğine uydurdu. - P. Safa
[2] hayal gücünden yararlanarak gerçek dışı bir şey söylemek, yakıştırmak
Terzinin kendi sözünü yanlış anlamış olduğu hikâyesini uydurmuş olmalıydı. - A. Ş. Hisar
[3] elde etmek, sağlamak, bulmak
[4] cinsel birleşmede bulunmak, becermek

KökenDüzenle

Türkçe

DeyimlerDüzenle

ayak uydurmak
her sakala bir tarak uydurmak

KaynakçaDüzenle

Türk lehçeleriDüzenle

ÇevirilerDüzenle