TürkçeDüzenle

KökenDüzenle

Arapça

Ön adDüzenle

zarif

  1. çekicilik, biçim, görünüş, durum, konuşma ve davranışlarıyla hoşa giden, beğenilen, zarafetli
    Camilerimizdeki o zarif çizgilerin şiirini bir daha duyacak. - O. S. Orhon
  2. beğenilir ve nükteli (dil, konuşma vb.)
    Zarif bir söz.
  3. güzel, hoş, albenili
    Teşekküre geldim zarif hediyenize. Gücenmeyin biraz fazla güldümse size - E. B. Koryürek
  4. hoşa gider bir biçimde konuşan ve davranan
    Zarif ve hassas şair gittikçe artan bu iltifatlar karşısında saadetinden ağlıyordu. - A. H. Çelebi

ÇevirilerDüzenle

KaynakçaDüzenle

  • Türk Dil Kurumu: "zarif"

GagavuzcaDüzenle

KökenDüzenle

Arapça

Ön adDüzenle

zarif

  1. zarif

KaynakçaDüzenle

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki