TürkçeDüzenle

KökenDüzenle

Farsça

Düzenle

hare (belirtme hâli hareyi, çoğulu hareler)

  1. bazı nesne, canlı, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, meneviş, dalgır
    Uskumrunun hareleri daha sık, gözleri küçük oysa kolyozun hem hareleri daha taraklı hem gözleri daha patlak. - O. Rifat
  2. (kumaş, tekstil) üzerinde dalgalı çizgiler bulunan kumaş
  3. yeni yapılan duvarların arasına harçla birlikte doldurulan taş parçaları

KaynakçaDüzenle

ÇevirilerDüzenle

DancaDüzenle

Düzenle

hare

  1. (tavşangiller, memeliler) tavşan

İngilizceDüzenle

Düzenle

hare (çoğulu hares)

  1. (tavşangiller, memeliler) tavşan, kır tavşanı, yabani tavşan, yaban tavşanı
  2. (veya electric hare) tazı yarışlarında kullanılan oyuncak tavşan

EylemDüzenle

hare hare

[1] hızla koşmak, fırlamak (yön zarfı ile birlikte kullanılır)

ÖrneklerDüzenle

[1] "he hared off between the trees"

DeyimlerDüzenle

[1] run with the hare and hunt with the hounds; start a hare

KökenDüzenle

Almanca: Hase

İsveççeDüzenle

Düzenle

hare

  1. (tavşangiller, memeliler) tavşan