geçici

TürkçeDüzenle

SöylenişDüzenle

  • Heceleme: ge‧çi‧ci

Düzenle

geçici (belirtme hâli geçiciyi, çoğulu geçiciler)

geçicisi -si

  1. yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yaya, yolcu
    Onları sokakta gördüğünüz zaman âdî bir geçiciden farklı bulmazsınız, sanırsınız ki bir yazıcı ticarethanesine gidiyor. - C. Şehabettin

ÇevirilerDüzenle

Ön adDüzenle

geçici (karşılaştırma daha geçici, üstünlük en geçici)

  1. bulaşan, bulaşıcı
  2. çok sürmeyen
    Bunu evvela gençliğe mahsus geçici bir heves zannettim. - P. Safa
  3. kısa ve belli bir süre için olan
    Eğer yazmaktan para ve ün gibi iki geçici kıymet ve zevk elde edemezsem acaba yazı yazar mıydım? - H. E. Adıvar

Eş anlamlılarDüzenle

Zıt anlamlılarDüzenle

ÇevirilerDüzenle

KaynakçaDüzenle