TürkçeDüzenle

KökenDüzenle

Farsça

Düzenle

kenar (belirtme hâli kenarı, çoğulu kenarlar)

 
[6] İki köşe arası bir kenar
  1. bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka
    O sırada karşı taraçadaki kadın elinde pirinç tası olduğu hâlde taraçanın kenarına kadar geldi. - O. V. Kanık
  2. bir şeyi çevreleyen çizgi
  3. pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri
    Bu mendilin kenarı ötekinden daha sade.
  4. merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer
    Ağır, ihtiyar misafirler kenarda bir odadan çıktılar. - M. Ş. Esendal
  5. yan
  6. (geometri) bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri
    Bir üçgenin kenarları.


ÇevirilerDüzenle

KaynakçaDüzenle

  • Türk Dil Kurumu: "kenar"

GagavuzcaDüzenle

KökenDüzenle

Farsça

Düzenle

kenar

  1. kenar

KaynakçaDüzenle

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki