FransızcaDüzenle

Düzenle

live

  1. (diller) Livice

İngilizceDüzenle

EylemDüzenle

live

Dinle (ABD aksanı).

SöylenişDüzenle

IPA(anahtar): /lɪv/
  1. (fizyoloji) yaşamak
  2. hayatta kalmak
  3. ikamet etmek

ÖrneklerDüzenle

[1] He's not expected to live for more than a few months.
[2] I live at 2a Acacia Avenue.
[3] Her memory lives in that song.

KökenDüzenle

(Ana Hint-Avrupa dili): *leip- → (Proto-Cermence): *libjaną → (Eski İngilizce): libban, lifian → (Orta İngilizce): liven

Ön adDüzenle

live (karşılaştırma more live, üstünlük most live)

Dinle (ABD aksanı).

SöylenişDüzenle

(BK) IPA: /laɪv/
[1] canlı
[2] diri
[3] hayat dolu

ÖrneklerDüzenle

[1] The post office will not ship live animals.
[2] He is a live example of the consequences of excessive drinking.
[3] the live spindle of a lathe

Eş anlamlılarDüzenle

Karşıt anlamlılarDüzenle

KökenDüzenle

Bakınız: alive