Disambig.svg Ayrıca bakınız: TAP

TürkçeDüzenle

Düzenle

tap (belirtme hâli tabı, çoğulu taplar)

[1] (halk ağzı) (Düziçi ağzı) Bir şeyin veya işin layığı, yakışığı. Bir duruma münasip bir şekilde uymak, münasiplik.
[2] (halk ağzı) (Düziçi ağzı) Bir şeyin işine yakışırlığı.
[3] (halk ağzı) (Düziçi ağzı) Beceri.

ÇağataycaDüzenle

Düzenle

[1] Eser, nişan, alamet

İngilizceDüzenle

Düzenle

tap (çoğulu taps)

[1] musluk, çeşme

Eş anlamlılarDüzenle

[1] faucet.

Kırım TatarcaDüzenle

BelirteçDüzenle

tap

[1] henüz, şimdiye kadar

ÖrneklerDüzenle

[1] Yoq, canım, tap o qadar ahmaq degilim. (Yusuf Bolat - QATEYİM, KADÂM, ADETİM ÖYLE...)

KumancaDüzenle

EylemDüzenle

tap

[1] bulmak

TatarcaDüzenle

Düzenle

tap

[1] benek, leke, puan, pul, nokta

KaynakçaDüzenle

  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.