TürkçeDüzenle

Düzenle

yük (belirtme hâli yüğü, çoğulu yükler) -kü

  1. araba, hayvan vb.nin taşıdığı şeylerin hepsi
    Çölde yük götüren vasıta develer, insan taşıyan vasıta hecinlerdir. - F. R. Atay
  2. bir şeyin ağırlığı
  3. araba, hayvan vb.nin taşıyabildiği miktar
    Bir araba yükü odun.
  4. eşya
    Bütün yükü bu bavul.
  5. (mecaz) birinin üzerine almak zorunda kaldığı ağır görev
    Ben bu yükün altına giremem.
    Bu yüke herkes katlanamaz.
  6. (mecaz) tedirginlik veren şey, engel
  7. (fizik) bir cismin yüzeyinde biriken elektrik miktarı
  8. (tarih) yüz bin kuruşluk mal veya tutar
    Mademki öyledir, bir yük getirip satan herkes iki akçe versin. -T. Buğra
  9. (halk ağzı) doğacak bebek
  10. (') yüklük
    Haydi şu yüke giriver!.. - S. F. Abasıyanık

ÇevirilerDüzenle

KaynakçaDüzenle

AtasözleriDüzenle

AzericeDüzenle

Düzenle

yük

  1. bagaj, yük

Eski TürkçeDüzenle

Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Düzenle

  1. kuş tüyü
  2. kuş yeleği
  3. ok yeleğl

KumancaDüzenle

Düzenle

yük

  1. kefillik

KaynakçaDüzenle

  • Sinanoğlu, Oktay (1978). Fiziksel Kimya Terimleri Sözlüğü. Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.