TürkçeDüzenle

KökenDüzenle

Osmanlı Türkçesi

SöylenişDüzenle

Düzenle

gelme (belirtme hâli gelmeyi, çoğulu gelmeler) gelme -si

  1. gelmek işi
    Ne söylense duyulur bir ürperme sesinde. Neden hayır olmasın üç beyin gelmesinde. - F. N. Çamlıbel
  2. (optik) bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya şeffaf bir cismin yüzeyine erişmesi

Zıt kavramlarDüzenle

Alt kavramlarDüzenle

ÇevirilerDüzenle

Ön adDüzenle

gelme (karşılaştırma daha gelme, üstünlük en gelme)

  1. gelmiş olan
    Avrupa'dan gelme bir televizyon.
  2. yetişme
    İyi aileden gelme çocuk.

Zıt kavramlarDüzenle

ÇevirilerDüzenle

KaynakçaDüzenle

  • Türk Dil Kurumu: "gelme"

EylemDüzenle

gelme

  1. gelmek (eylem) sözcüğünün dilek-emir kipi basit ikinci tekil şahıs olumsuz çekimi

Karşıt anlamlılarDüzenle

AtasözleriDüzenle