kaynak

TürkçeDüzenle

HecelemeDüzenle

Heceleme: kay‧nak

TelaffuzDüzenle

IPA(anahtar): cajnac, cajnacˈlaɾ

KökenDüzenle

Eski Türkçe kayna - kaynamak

Düzenle

kaynak (belirtme hâli kaynağı, çoğulu kaynaklar) -ğı

kaynak hakkında Türkçe Vikipedi'de ansiklopedik bilgi bulabilirsiniz.
  1. (coğrafya, hidroloji) yeraltı suyunun yeryüzüne çıktığı yer, su kaynağı, göz, bulak, eşme, göze, kaynarca, memba, pınar
    Sonra yavaşça kaynağa doğru eğildi. - Y. K. Karaosmanoğlu
  2. bir şeyin ilk çıkış, başlangıç yeri, menşe
    İnanılır kaynaklardan alınan haberlere göre...
  3. gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge, mehaz
    Yabancı bir idare, iktisat, ticaret, memleketin bütün kazanç kaynaklarına musallat olur. - Falih Rıfkı Atay
  4. araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans
    Tapu kayıtları onun XVI. yüzyılda yaşadığını gösteren başlıca kaynaklardandır.
  5. (dil bilimi) herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür
  6. iki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi
  7. (mecaz) sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi
  8. (fizik) herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer
    Işık kaynağı. Isı kaynağı.
  9. bir yazılı eseri hazırlarken kullanılan veya alıntılar yapılan kitap, makale, dergi gibi yayınlar
  10. iki parçanın ısı aracılığıyla birleştiği yer ve bu birleştirme işlemi
  11. bir haberin alındığı yer
  12. bir şeyden bol miktarda bulunan yer
  13. (halk ağzı) kuyruğa girmiş insanların arasına farkettirmeden veya hile ile girme

DeyimlerDüzenle

Türetilmiş kavramlarDüzenle

ÇevirilerDüzenle

KaynaklarDüzenle

ÇağataycaDüzenle

Düzenle

  1. kaynak, punar

KaynaklarDüzenle

  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.