Türkçe

değiştir
Eski Türkçe

yanlış (belirtme hâli yanlışı, çoğulu yanlışlar)

  1. bir kural ya da ilkeye, bir gerçeğe uymama durumu, yanılgı, hata
    “Sen hayatımdaki bir yanlışmışsın, keşke seni hiç tanımasaydım.” -N. Eray

Deyimler

değiştir

yanlış anlama, yanlış ata oynamak, yanlış yunluş, yalan yanlış, yaygın yanlış, dizgi yanlışı, yazım yanlışı

İlgili sözcükler

değiştir

yalan, kusur, anlamsız

Çeviriler

değiştir

Belirteç

değiştir

yanlış

  1. hatalı bir biçimde
    Evime gitmek için, yanlış söyledim, gitmemek için vapurun kaçmasını bekliyordum. - S. F. Abasıyanık

Çeviriler

değiştir

yanlış (karşılaştırma daha yanlış, üstünlük en yanlış)

  1. bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymayan, aykırı olan, hatalı
    Yanlış ve mantıksız hareketim bu suretle cezalanmalı. - A. Gündüz
  2. (felsefe) biçimsel düşünme yasalarına uymayan, düşünülen şeyle uyuşmayan

Çeviriler

değiştir

Kaynakça

değiştir

Atasözleri

değiştir

yanlış

  1. yanlış