karşılık

TürkçeDüzenle

Düzenle

karşılık (belirtme hâli karşılığı, çoğulu karşılıklar)

[1] davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele
Haykırışlarına etraftan karşılık gelmiyordu. - H. R. Gürpınar
[2] dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz
Sonra temaşa kelimesi doğrudan doğruya tiyatro kelimesinin karşılığı olarak kullanılmıştır. - A. K. Tecer
[3] cevap, yanıt
[4] bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey
Bir buçuk aylığının karşılığı olan üç yüz lira hatırı sayılır bir para idi. - R. H. Karay
[5] (ekonomi) için ayrılmış para, ödenek, tahsisat

Birleşik eylemlerDüzenle

[1] karşılıkta bulunmak, karşılık vermek

KaynakçaDüzenle

Türk lehçeleriDüzenle

ÇevirilerDüzenle