Disambig.svg Ayrıca bakınız: As,

TürkçeDüzenle

KökenDüzenle

Fransızca as

Düzenle

as (belirtme hâli ası, çoğulu aslar)

  1. (iskambil) iskambilde bir tür kağıt
  2. (sansargiller) gelincik denilen hayvan, kakım
  3. bir işte başta gelen (kimse veya şey)
    As oyuncu

ÇekimlemeDüzenle

DeyimlerDüzenle

ÇevirilerDüzenle

Ön adDüzenle

as (karşılaştırma daha as, üstünlük en as)

  1. bir işte başta gelen
    As oyuncu.

KaynakçaDüzenle

  • Türk Dil Kurumu: "as"

AfrikancaDüzenle

Düzenle

as

  1. kül

ÇağataycaDüzenle

Düzenle

  1. kara, malihulya
  2. sibirye tarafında bir vilayet ismi dir, deyirmen mânâsına dahi gelir, âs lafzı emr dir, as demek dir

Eski TürkçeDüzenle

Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Düzenle

  1. cariyelere verilen bir ad
  2. kakım
  3. hermelin

FelemenkçeDüzenle

Düzenle

as

  1. kül

İngilizceDüzenle

SöylenişDüzenle

BağlaçDüzenle

as

  1. -ce, -de
    As he came in the room, she run away immediately.
    Odaya girdiğinde [o] hemen oradan koşarak kaçtı.
  2. daha, kadar
    Boğaç Han was twice as strong as a bull and killed him by holding it back with his fist.
    Boğaç Han, boğadan iki misli daha kuvvetliydi ve onu yumruğu ile durdurarak öldürdü.
  3. iken, -ken
    She slept on his laps as the snow falls outside the room.
    Odanın dışında kar yağarken [onun] dizleri üzerinde uyudu.

BelirteçDüzenle

as

  1. kadar
    Chelsea is not as tall as Brittany.
    Chelsea, Brittany kadar boylu değil.
  2. üzere
    The terrorists released them as agreed.
    Teröristler onları anlaşıldığı üzere [serbest] bıraktılar.
  3. olarak
    He was never seen as a boss, but as a friend.
    O hiçbir zaman bir şef olarak değil, fakat bir dost olarak görülürdü.

İlgeçDüzenle

as

  1. kadar
    Chelsea is not as tall as Brittany.
    Chelsea, Brittany kadar boylu değil.
  2. olarak
    What is the opinion of her on this problem as a mother?
    Onun bir anne olarak bu konudaki fikri nedir?

İsveççeDüzenle

SöylenişDüzenle

  • Heceleme: as, as·et, çoğulu as, as·en

Düzenle

as

  1. leş

ÇekimlemeDüzenle

ManksçaDüzenle

BağlaçDüzenle

as

  1. ve

KaynakçaDüzenle

  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.


ZazacaDüzenle

EylemDüzenle

as

  1. gör