Disambig.svg Ayrıca bakınız: Sulu

TürkçeDüzenle

Ön adDüzenle

sulu (karşılaştırma daha sulu, üstünlük en sulu)

  1. suyu olan, içinde su bulunan
    Eczanede acaba nane suyu yahut zararsız bir sulu ilaç var mıdır? - R. N. Güntekin
  2. suyu çok olan
    Onun getirdiği kızarmış eti, şarabı, iri ve sulu elmaları acele yuttu. - Ö. Seyfettin
  3. içine su katılmış, sulandırılmış olan
    Sulu süt.
  4. yersiz şakalar yapan, söz ve davranışları ile çevresini tedirgin eden veya kadınlara hoş olmayan iltifatlarda bulunan
    Ben diyor, akşamdan beri onu kolluyorum. Bilirim sarhoşluğu suludur. - M. Ş. Esendal

ÇevirilerDüzenle

KaynakçaDüzenle

ÇağataycaDüzenle

Ön adDüzenle

  1. Güzel, revnaklı

GagavuzcaDüzenle

Ön adDüzenle

sulu

  1. sulu

KaynakçaDüzenle

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki