yetmek

TürkçeDüzenle

EylemDüzenle

yetmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi yeter) -er

  1. bir gereksinimi karşılayacak, giderecek nicelikte olmak
  2. -e yeterli sebep olmak
    Bir sigara bir ormanı yakmaya yeter.
  3. kötü bir davranış, durum, tutum yeterli olmak, kâfi gelmek
    Bu zulüm artık yeter!
  4. (mecaz) başkasına gereksinim duymamak, kendine yeter olmak
    Kendiyle dolu, kendine yeten, olgun ve aydın bir insanın değil bir günü, bazen bir saati bile yüz binlerce lira değerinde olabilir." - Haldun Taner
  5. (halk ağzı) yaşa erişmek, ulaşmak
    At dört, kız on beşe yettiği zaman. Severim kır atı bir de güzeli. - Dadaloğlu
  6. (halk ağzı) olgunlaşmak


ÇevirilerDüzenle

KaynakçaDüzenle

Türk lehçeleriDüzenle

Eski TürkçeDüzenle

Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

EylemDüzenle

  1. yetmek
  2. yedeğinde götürmek
  3. yetişmek
  4. erişmek