doğru

Disambig.svg Ayrıca bakınız: Doğru

TürkçeDüzenle

Eski YazıDüzenle

طوغری

Düzenle

doğru (belirtme hâli doğruyu, çoğulu doğrular) -su

 
[2] Üç doğru
  1. (felsefe) gerçek, hakikat
    Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz. - N. Ataç
  2. (matematik) matematikte mantıksal bir değer
  3. (ses bilgisi, noktalama işareti adları) iki nokta arasındaki en kısa çizgi
    İki noktadan yalnız bir doğru geçebilir.

DeyimlerDüzenle

ÇevirilerDüzenle

Karşıt anlamlılarDüzenle

BelirteçDüzenle

doğru

  1. yanlışsız, eksiksiz biçimde
    Doğru söylüyorsun Ali, doğru söylüyorsun ama kazın ayağı öyle değil. - O. Kemal
  2. hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca
    Doğru oraya gitmiş olsaydınız herhâlde uygun olurdu. - S. F. Abasıyanık
  3. yakın, yakınlarında
    Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu. -F. R. Atay

ÇevirilerDüzenle

İlgeçDüzenle

doğru

  1. karşı yönünce
    Börekçi fırınının karşısındaki dört köşe taşlar döşeli, iki yanı ağaçlı yoldan çarşıya doğru yürüyordu. - Y. Atılgan

ÇevirilerDüzenle

Ön adDüzenle

doğru

  1. bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı
  2. gerçek, yalan olmayan
    Doğru haber.
  3. akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun
    Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur. - A. Gündüz
  4. yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu

ÇevirilerDüzenle

KaynakçaDüzenle

AtasözleriDüzenle

AzericeDüzenle

Düzenle

doğru

  1. doğru