Türkçe

değiştir
Eski Türkçe al > alda + etmek

aldatmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi aldatır)

  1. beklenmedik bir davranışla yanıltmak
    Ama bu münferit hayranlıklar aldatmamalı bizi. - C. Meriç
  2. karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak
    Üç defadır bu yezit beni aldatıyor. - B. Felek
  3. birine verilen sözü tutmamak
    Arkadaş bizi aldattı, toplantıya gelmedi.
  4. yalan söylemek
  5. bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek
    Dekor, tarihî esvap gözleri aldatıyor. - Y. K. Beyatlı
  6. ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek
    Genç kızı aldatmak için dil dökmeye başlamıştır. - P. Safa
  7. karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek
  8. oyalamak, avutmak

Sözcük birliktelikleri

değiştir

çobanaldatan

Çeviriler

değiştir

Kaynakça

değiştir

Dış Bağlantılar

değiştir