Disambig.svg Ayrıca bakınız: Kova

TürkçeDüzenle

SöylenişDüzenle

Düzenle

kova (belirtme hâli kovayı, çoğulu kovalar) kova -sı

  1. (kaplar) genellikle su veya sulu şeyler taşımaya, denizden veya kuyudan su çekmeye yarayan üstünden kulplu kap
    Suyu Pire Mahmut bir kovayla getirip kaptanın başından aşağı boşaltıyor. — Z. Selimoğlu

ÇekimlemeDüzenle

Üst kavramlarDüzenle

Kelime birliktelikleriDüzenle

Türetilmiş kavramlarDüzenle

ÇevirilerDüzenle

Ön adDüzenle

kova (karşılaştırma daha kova, üstünlük en kova)

  1. kabın alacağı miktarda
    Mezarının etrafına toplanan fakirlerden biri balıksırtı yığılan toprağın üzerine iki kova su döktü. — İ. H. Baltacıoğlu
  2. (argo) futbolda çok gol yiyen (kaleci veya takım)

ÇevirilerDüzenle

KaynakçaDüzenle

Eski TürkçeDüzenle

Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Düzenle

  1. Türkler'in kullandığı gemlerde atların burnuna dogru dikilen kayış
  2. (kaplar) kova

FinceDüzenle

SöylenişDüzenle

  • Heceleme: ko‧va

Ön adDüzenle

kova

  1. ağır
  2. pek, sert