Türkçe değiştir

Köken değiştir

Arapça

Söyleniş değiştir

değiştir

man (belirtme hâli manı, çoğulu manlar)

  1. eski bir ağırlık ölçüsü

Kaynakça değiştir

  • Parseğ Tuğlacıyan, Okyanus Ansiklopedik Sözlük

Anagramlar değiştir

Afrikaanca değiştir

Söyleniş değiştir

  • Heceleme: man

değiştir

man

  1. (primatlar) adam, erkek, er

Çağatayca değiştir

Söyleniş değiştir

  • Heceleme: man

değiştir

  1. iri, koca başlı, şaşkın, hayran adam, ahmak

Felemenkçe değiştir

Söyleniş değiştir

  • Heceleme: man

değiştir

man

  1. (aile) koca ()
  2. (primatlar) adam, erkek, er

Friuli dili değiştir

Söyleniş değiştir

  • Heceleme: man

değiştir

man

  1. (anatomi) el

Frizce değiştir

Söyleniş değiştir

  • Heceleme: man

değiştir

man

  1. (primatlar) adam, erkek; er

Galiçyaca değiştir

Söyleniş değiştir

  • Heceleme: man

değiştir

man

  1. (anatomi) el

İngilizce değiştir

Söyleniş değiştir

değiştir

man (çoğulu man veya men)

  1. belli bir yere, sınıfa, gruba ait adam
    The two of them lived for a time as man and wife. — İkisi bir süre koca ve karı hayatı yaşadılar.
  2. erkeklikle özdeşleşmiş cesaret, sertlik, delikanlılık gibi özelliklere sahip kişi
    "A Cambridge man."; "I'm a solid Labour man." — "Bir Cambridge adamı."; "Ben sağlam bir işçi adamıyım."
  3. genellikle suça karıştığı için aranılan veya kovalanan adam
    She was more of a man than any of them. — O, hepsinden daha çok erkekti.
  4. koca, eş veya sevgili
    He had a platoon of forty men to prepare for battle. — Savaşa hazırlanmak için kırk kişilik bir müfrezesi vardı.
  5. (argo) toplumun hakim sınıfı olarak beyaz insanlar. Siyahlar tarafından the Man olarak kullanılır
    They have mastered their emotive grunge-pop without haggling with the Man. — Adam ile pazarlık yapmadan hisşî pislik popunda ustalaştılar.
  6. (askeriye) asker, er
    "God cares for all men."; "Places untouched by the ravages of man." — "Tanrı bütün insanlarladır."; "İnsanın tahribatından etkilenmeyen yerler."
  7. (hizmetkârlar) erkek hizmetkâr
    Inspector Bull was sure they would find their man. — Müfettiş Bull, adamlarını bulacaklarından emindi.
  8. (primatlar) insan, insanoğlu (cinsiyet ayrımı gözetmeksizin), yetişkin adam, erkek; er
    Over 700 men were made redundant. — 700'den fazla erkek işten çıkarıldı.
  9. (satranç) satranç gibi karton v.s. üzerinde oynanan oyunlarda taş, adam, pul
  10. (tarih) vasal
    He urged that black college athletes boycott the Man's Rose Bowl. — Siyah üniversiteli sporculara Gül İçindeki Adamın Tası'nı boykot etmeleri çağrısında bulundu.
  11. (teklifsiz konuşma) cinsiyet ayrımı gözetmeksizin kullanılan bir hitap sözü; lan, adamım, oğlum
    Get me a cocktail, my man! — Bana bir kokteyl getir, adamım!
  12. (teklifsiz konuşma) polis, patron gibi otorite sahibi kişi veya kişiler. the Man olarak kullanılır
    Hey, man, you think you might be able to play tomorrow? — Hey, adamım, yarın oynayabileceğini düşünüyor musun?

Köken değiştir

Orta İngilizce man, Eski İngilizce mann, Proto-Cermence *mann-, Ana Hint-Avrupa dili *man-

Deyimler değiştir

Atasözleri değiştir

Türetilmiş kavramlar değiştir

Ünlem değiştir

man

  1. (teklifsiz konuşma) (başlıca Kuzey Amerika'da) karşıdaki kişinin cinsiyetine bakılmaksızın şaşırma, hayranlık, sevinç gibi duyguları vurgulamak amacıyla kullanılır
    wow, like cosmic, man — vay, kozmik gibi, adam

Eylem değiştir

man

  1. bir yere, bir makina başına çalıştırmak veya korumak için adam bırakmak
    The firemen manned the pumps and fought the blaze — İtfaiyeciler pompayı sırtlayıp ateşle mücadele ettiler.

Köken değiştir

Sanskritçe manu (insanoğlu)

İskoç İngilizcesi değiştir

Söyleniş değiştir

  • Heceleme: man

değiştir

man

  1. (primatlar) adam, erkek

İsveççe değiştir

Söyleniş değiştir

  • Heceleme: man

değiştir

man g (belirtme hâli mannen, çoğulu manor)

  1. (aile) koca ()
  2. (primatlar) adam, erkek
    zıt anlamlısı: kvinna

Çekimleme değiştir

Kernevekçe değiştir

Söyleniş değiştir

  • Heceleme: man

Sayı adı değiştir

man

  1. sıfır

Kişe Mayacası değiştir

Söyleniş değiştir

  • Heceleme: man

değiştir

man

  1. (aile) büyük torun: torunun torunu

Kaynakça değiştir

  • Tahsin Mayatepek Raporları

Oksitanca değiştir

Söyleniş değiştir

  • Heceleme: man

değiştir

man

  1. (anatomi) el

Volapük dili değiştir

Söyleniş değiştir

  • Heceleme: man

değiştir

man

  1. (primatlar) adam, erkek

Kaynakça değiştir

  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.