çalışmak

TürkçeDüzenle

EylemDüzenle

çalışmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi çalışır) -ır

  1. bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak, iş yapmak
    Aldırma sen hemen çalış ki biraz. Çalışan ilerler, yerinde kalmaz - E. B. Koryürek
  2. herhangi bir üzerinde olmak
  3. işi veya görevi olmak, bulunmak
    İnşaatlarda çalışan işçiler birer ikişer inşaatların kapılarından geri dönüp geldiler. - L. Tekin
  4. (makine mühendisliği) makine veya aletler işe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak
  5. bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak
    Olduğundan fazla yaşlı görünmeye çalıştığını sezdim. - R. H. Karay
  6. bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek

ÇekimlemeDüzenle

DeyimlerDüzenle

Türetilmiş kavramlarDüzenle

ÇevirilerDüzenle

KaynakçaDüzenle

AtasözleriDüzenle

Eski TürkçeDüzenle

Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

EylemDüzenle

  1. bir şeyin çatlaklarının, ek yerlerinin açılması
  2. güreşmek