Disambig.svg Ayrıca bakınız: sis

TürkçeDüzenle

Düzenle

şiş (belirtme hâli şişi, çoğulu şişler)

  1. şişmiş olan yer, şişlik
  2. (aletler, yiyecekler) ucu sivri, demir veya ağaçtan, bazen silah gibi kullanılabilen ince uzun çubuk ve bu çubuğa veya şişe geçirilerek pişirilmiş olan et
  3. örgü örmekte kullanılan, metal, ağaç, kemik vb.nden yapılan uzun çubuk
Ablası bir an çorap şişlerini bırakıyor, gözleri doluyor. - H. E. Adıvar

SöylenişDüzenle

Lütfen bir dil kodu girin., çoğulu Lütfen bir dil kodu girin.

HecelemeDüzenle

Lütfen bir dil kodu girin.

KökenDüzenle

Türkçe

DeyimlerDüzenle

elemtere fiş kem gözlere şiş
ne şiş yansın ne kebap
şiş kebap

KaynakçaDüzenle

  • Türk Dil Kurumu: "şiş"

Türk lehçeleriDüzenle

ÇevirilerDüzenle

Türetilmiş kavramlarDüzenle

[*] şişle, şişleme, şişlemek, şişli, şişsiz

Ön adDüzenle

şiş (karşılaştırma daha şiş, üstünlük en şiş)

Yalın Karşılaştırma Üstünlük
şiş daha şiş en şiş
  1. şişmiş, şişkin

SöylenişDüzenle

Lütfen bir dil kodu girin.

HecelemeDüzenle

Lütfen bir dil kodu girin.

ÇevirilerDüzenle

Türk lehçeleriDüzenle

EylemDüzenle

şiş

  1. şişmek (eylem) sözcüğünün dilek-emir kipi basit ikinci tekil şahıs olumlu çekimi

SöylenişDüzenle

Lütfen bir dil kodu girin.

HecelemeDüzenle

Lütfen bir dil kodu girin.

ÖrneklerDüzenle

  1. Emine Hanım'ın şiş gözleri daha sakindi. -H. E. Adıvar

AzericeDüzenle

Düzenle

şiş

  1. (onkoloji) tümör

ÇağataycaDüzenle

Düzenle

  1. büyük demirden iğne
  2. kabarcık, verem

Eş anlamlılarDüzenle

  1. mıh

GagavuzcaDüzenle

Düzenle

şiş

  1. sis

KökenDüzenle

  1. Eski Türkçe sish, sübi-sh

KaynakçaDüzenle

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki
  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.


ŞorcaDüzenle

Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Düzenle

  1. şiş
  2. çıban