Disambig.svg Ayrıca bakınız: arkacı, arkalık, arkasından

TürkçeDüzenle

SöylenişDüzenle

IPA(anahtar): aɾˈka
Heceleme: ar‧ka

KökenDüzenle

Osmanlı Türkçesi آرقا

Düzenle

arka (belirtme hâli arkayı, çoğulu arkalar) -sı

  1. bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı
    Evin arkasında dekorlar boyarlardı. - A. Ağaoğlu
  2. bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi
    Çocuğun arkası ağrıyormuş.
  3. geri kalan bölüm
    Masalın arkası. Yazının arkası.
  4. art, peş|
  5. otururken sırtın dayandığı yer
    Otomobile bindiğimiz zaman başını arkaya yaslamış, gözlerini yummuştu. - T. Buğra
  6. (anatomi) insanın vücudu, bedeni
    Arkasında beli kemerli, dar, şık bir pardösü vardı. - R. H. Karay
  7. (mecaz) geçmiş, geride kalmış zaman
    Bütün gözler arkaya, maziye çevrilmişti. - Y. K. Beyatlı

Türetilmiş kavramlarDüzenle

ÇevirilerDüzenle

Ön adDüzenle

arka (karşılaştırma daha arka, üstünlük en arka)

  1. arkada olan, arkada bulunan
  2. kayıran, destekleyen
    Memur olmak için büyük bir arka gerek. - H. R. Gürpınar

ÇevirilerDüzenle

KaynakçaDüzenle

AtasözleriDüzenle

Eski TürkçeDüzenle

Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Düzenle

  1. arka, sırt
  2. sıkıntılı anlarda yardım eden kişi
  3. yardımcı

FinceDüzenle

Ön adDüzenle

arka

  1. yüreksiz

GagavuzcaDüzenle

KökenDüzenle

Eski Türkçe arka(arka)

Düzenle

arka

  1. arka

KaynakçaDüzenle

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

TürkmenceDüzenle

Düzenle

arka

  1. arka, sırt