TürkçeDüzenle

KökenDüzenle

Osmanlı Türkçesi دوست(dost), o da Farsça دوست(dôst)

SöylenişDüzenle

Düzenle

dost (belirtme hâli dosdu, çoğulu dostlar)

  1. bir şeye aşırı ilgi duyan, koruyan kimse
    Kitap dostu.
  2. erkek veya kadının evlilik dışı ilişki kurduğu kimse
    Bir dostu vardı, belalı, çapkın bir delikanlı. — H. R. Gürpınar
  3. sahibine sevgi gösteren hayvan
    Köpek insan dostudur.
  4. (sosyoloji) sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi anlaşılan kimse
    Ben giderim adım kalır. / Dostlar beni hatırlasın. — Âşık Veysel

ÇekimlemeDüzenle

Eş anlamlılarDüzenle

Zıt anlamlılarDüzenle

Üst kavramlarDüzenle

AtasözleriDüzenle

DeyimlerDüzenle

Kelime birliktelikleriDüzenle

Türetilmiş kavramlarDüzenle

İlgili kavramlarDüzenle

ÇevirilerDüzenle

Ön adDüzenle

dost (karşılaştırma daha dost, üstünlük en dost)

  1. iyi geçinen, aralarında iyi ilişki bulunan
    Yüzleri tatlı, dilleri tatlı, dost insanlardı bunlar. — T. Buğra

ÇevirilerDüzenle

KaynakçaDüzenle

AzericeDüzenle

Diğer yazılışlar
Arap دوست
Kiril дост
Latin dost

KökenDüzenle

Farsça دوست(dost)

SöylenişDüzenle

  • Heceleme: dost

Düzenle

dost

  1. arkadaş
  2. dost

ÇekçeDüzenle

SöylenişDüzenle

  • Heceleme: dost

BelirteçDüzenle

dost

  1. yeterince, yeteri kadar

GagavuzcaDüzenle

KökenDüzenle

Farsça دوست(dôst)

SöylenişDüzenle

  • Heceleme: dost

Düzenle

dost

  1. (sosyoloji) dost

KaynakçaDüzenle

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Kırım TatarcasıDüzenle

SöylenişDüzenle

  • Heceleme: dost

Düzenle

dost

  1. (sosyoloji) arkadaş, dost

TürkmenceDüzenle

SöylenişDüzenle

  • Heceleme: dost

Düzenle

dost

  1. (sosyoloji) arkadaş, dost