korumak

TürkçeDüzenle

SöylenişDüzenle

IPA(anahtar): koruˈmac
Heceleme: ko‧ru‧mak

KökenDüzenle

koruma + -k

EylemDüzenle

korumak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi korur) -r

  1. bir kişiyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek
    Orasını tozdan, yağmurdan korumak borcumuzdur. - O. S. Orhon
  2. güçlü bir kişi veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek
    Beni kendi kardeşi gibi sever, babasının hışmından korurdu. - R. Enis
  3. tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek
    Yurdu korumak.
  4. tehlikeli, zararlı durumları önlemek
    İlaçla meyveleri korudu.
  5. bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek
    Üstünü başını biraz korusaydın bu kadar kirlenmezdi.
  6. süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek
    Geleneklerini koruyorlar.
  7. karşılamak, denk gelmek
    Bu işin geliri masrafını korumaz.

Alt kavramlarDüzenle

Türetilmiş kavramlarDüzenle

ÇevirilerDüzenle

KaynakçaDüzenle