yürümek

TürkçeDüzenle

Eski YazıDüzenle

یورومک

EylemDüzenle

yürümek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi yürür) -r

  1. adım atarak ilerlemek, gitmek
    Kafası yerde, kamburunu çıkarmış, yürüyordu. -H. Taner
  2. karada veya suda, herhangi bir yöne doğru sürekli olarak yer değiştirmek
    Buz dağları güneye yürümüş.
  3. çocuk ayakları üzerinde gezecek duruma gelmek
    Çocuk erken yürüdü.
  4. yayan gezmek, yayan gitmek
    Gölgesinde yürüdüğü duvarın arkasından bir horoz sesi fark etti.” -Ö. Seyfettin.
  5. yol almak
    Biraz yürüyelim, geç kaldık.
  6. bir yere gelmek, bir yere ulaşmak, kaplamak
    Dallara su yürümek.
  7. üzerine doğru gitmek, akın etmek, saldırmak, hücum etmek
    Asker kaleye yürüdü.
  8. geçmek, ilerlemek, değişmek
    “Doktor o hayatın dışında kalmış. Bu ne demek? Bu, o demek ki hayat yürümüş gitmiş, birlikte yürüyememiş.” -M. Ş. Esendal.

ÇekimlemeDüzenle

DeyimlerDüzenle

ÇevirilerDüzenle

KaynakçaDüzenle