çocuk

TürkçeDüzenle

KökenDüzenle

Eski Türkçe

SöylenişDüzenle

Düzenle

çocuk (belirtme hâli çocuğu, çoğulu çocuklar) çocuk -ğu

 
[1] Erkek çocuğu, oğlancık
 
[1] Kız çocuğu
  1. (primatlar) küçük yaştaki kız ya da erkek
    Çocuğun bir sütninesi vardı. - R. H. Karay
  2. (aile, primatlar) soy bakımından kız ya da erkek evlat
    Anası olacak bir kadın çocuğu omuzundan yakalamış. - B. R. Eyuboğlu
  3. (primatlar) bebeklik ve ergenlik çağları arasındaki kız ya da oğlan, veya kız, uşak
    Çocuk köşeyi dönerken ana arkasından su içmeye gitti. - B. R. Eyuboğlu
  4. genç erkek
    "Çok yakışıklı çocuk, değil mi?"
  5. büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi
    Yüz yaşındaki annesi için 55 yaşındaki oğlu hâlâ bir çocuktu.
  6. büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse
    Otuz yaşında ama hâlâ çocuk.
  7. belli bir işte yeteri kadar tecrübesi ya da kabiliyeti olmayan kimse
    İdareyi Hasan'a nasıl bıraksın? O daha çocuk!

ÇekimlemeDüzenle

Üst kavramlarDüzenle

Alt kavramlarDüzenle

AtasözleriDüzenle

Sözcük birliktelikleriDüzenle

Türetilmiş kavramlarDüzenle

İlgili sözcüklerDüzenle

ÇevirilerDüzenle

KaynakçaDüzenle

Ek okumalarDüzenle