koşmak

TürkçeDüzenle

[koş·mak]

SöylenişDüzenle

Ses Örneği:  
IPA: IPA(anahtar): kɔʃmɑk

Farklı yazılışlarDüzenle

Eski Yazı: قوشمق

Köken 1Düzenle

EylemDüzenle

koşmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi koşar) -ar

 
Koşan bir atlet
  1. hızlı ve geniş adımlarla yürümek
    Dün seni gördüm, otobüse doğru koşuyordun. Atlar nehire doğru koşuyordu.
  2. bir yere hızla varmak
    Koşun çocuklar, sınav sonuçları belli olmuş!
  3. büyük kalabalıklar halinde bir yere gitmek
    Herkes akın akın Anıtkabir'e koşuyordu.
  4. koşu yapmak
    Türk atletleri bugün koşacak.
  5. (mecaz) başvurmak
    Çocuklar ne zaman başı sıkışsa annelerine koşar.
  6. adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek
DeyimlerDüzenle
Eş anlamlılarDüzenle
Karşıt anlamlılarDüzenle
Üst kavramlarDüzenle
Türetilmiş kavramlarDüzenle

ÇevirilerDüzenle

Köken 2Düzenle

EylemDüzenle

koşmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi koşar) -ar

  1. birlikte görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek
  2. hayvanı çekeceği arabaya, sabana, düvene vb. bağlamak
    Atları arabaya koştun mu?
  3. bir kişiyi arkadaşlık etmek üzere başkasının yanına vermek
    Yanına bir adam koşalım, yalnız gitme.
  4. at, öküz vb. arabasını, sabanı, düveni vb. hazırlamak
    Bir adam yolla da arabayı koşsun.
  5. bir kişiyi bir işle görevlendirmek
    Küçük yaşlarda babası onu işe koşuyordu.
DeyimlerDüzenle
Eş anlamlılarDüzenle
Karşıt anlamlılarDüzenle
Sözcük birliktelikleriDüzenle
Türetilmiş kavramlarDüzenle
Benzer sözcüklerDüzenle

ÇevirilerDüzenle

KaynakçaDüzenle

ÇağataycaDüzenle

EylemDüzenle

  1. Ilave, tertib, inşad etmek
  2. eşar söylemek.

KaynakçaDüzenle

  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.