Disambig.svg Ayrıca bakınız: HAK, Hak, hâk

TürkçeDüzenle

SöylenişDüzenle

IPA(anahtar): /ˈhac/
Heceleme: hak

KökenDüzenle

Arapça

Düzenle

hak (belirtme hâli hakkı, çoğulu haklar) -kkı

hak hakkında Türkçe Vikipedi'de ansiklopedik bilgi bulabilirsiniz.
  1. (hukuk) adalet, önen, türe, ülev
    Haktan ayrılmamalı.
  2. adaletin, hukukun gerektirdiği veya birine ayırdığı şey, kazanç
    Üstelik adlî tatil olduğu için hak sahipleri bekleşirler. - Burhan Felek
  3. davada veya iddiada gerçeğe uygunluk, doğruluk
    Bu davada hak görmüyorum.
  4. verilmiş emekten doğan manevî yetki
    Ana hakkı ödenmez.
  5. pay
    Komşu hakkı. Makas hakkı.
  6. emek karşılığı ücret
  7. (') ağaç, maden, taş üzerine elle yazı veya şekil oyma, kazı
    Mühür hakki.
  8. kâğıttaki yazıyı kazıma, kazı
    Resmî kâğıtlarda hak ve silinti yasaktır.

ÇekimlemeDüzenle

Üst kavramlarDüzenle

DeyimlerDüzenle

Türetilmiş kavramlarDüzenle

ÇevirilerDüzenle

Ön adDüzenle

hak (karşılaştırma daha hak, üstünlük en hak)

  1. doğru, gerçek, hakikat
    Karacaoğlan der ki sözüm haktır. — Karacaoğlan

ÇevirilerDüzenle

KaynakçaDüzenle

GagavuzcaDüzenle

KökenDüzenle

Arapça حَقٌّ(ḥaḳḳun)

SöylenişDüzenle

Heceleme: hak

Düzenle

hak

  1. (hukuk) adalet, hak

KaynakçaDüzenle

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Karaçay-BalkarcaDüzenle

Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Düzenle

  1. (ekonomi) kazanç, ücret
  2. (hukuk) adalet, hak

AdılDüzenle

  1. o

LazcaDüzenle

Düzenle

hak

  1. bura
  2. burada
    Ma p̌anda hak vorťare. — [Ben] hep burada olacağım.

TürkmenceDüzenle

Düzenle

hak

  1. doğru, gerçek, hakikat
  2. (ekonomi) pay, ücret
  3. (hukuk) adalet, hak

ZazacaDüzenle

Düzenle

hak

  1. yumurta

KaynakçaDüzenle

  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.